Yakın Doğu Üniversitesi
Büyük Kütüphane
Adres
Yakın Doğu Bulvarı, Lefkoşa, KKTC
İletişim
[email protected] · +90 (392) 223 64 64
Google Jackets'tan alınan resim
OpenLibrary'den resim

Yusuf'un limanları / Can Orhun.

Yazar: Materyal türü: MakaleMakaleDil: Türkçe Yayın ayrıntıları:İstanbul : Oğlak, 2016.Tanım: 271 p. ; 20 cmISBN:
  • 9789753299077
Konu(lar): LOC sınıflandırması:
  • PL248.O74
Özet: ... Dünyayı daha çok görmeliyim. Dünya beni daha çok görmeli. Kalyonlar yelkenlerine rüzgârları doldurmalı, atlar geniş ovalarda beni dörtnala sırtlarında taşımalı, uçsuz bucaksız çöllerde develerle Asya’nın uzak ülkelerine gitmeliyim. Zihnimde yaptığım seyahatleri bedenen de yapmalıyım. Ama şimdi evime dönüyorum. Gözümde tüten evime... İstanbul’a. Benim içinde yaşadığım, benim içimde yaşayan şehre. İstanbul’a... ... İnsanın her gördüğü şehrin hatıralarına sonsuza kadar yazıldığını söylerler. Muhakkak ki doğru… Bir şehir, insanın içinde kendine ne kadar yer bulursa, hatıralarında da o kadar yer edinebilir. Dar tozlu sokaklarıyla, deniz kokusuyla, insanlarıyla... Her şeyiyle... Bir şehir ancak o zaman bir insan için bir anlam ifade eder. İnsan o zaman kendini bir şehirde anlamlı bulur. Uzun yollar yapmadan, deve kervanlarıyla, gemilerle günlerce gecelerce yol almadan yapılan bir yolculuk. Bilinmeze ve dostluklara yapılan yolculuk... Kahramanımız Yusuf’un, İngiliz asilzadeleriyle İzmir limanında başlayan, İstanbul’da devam eden ve Londra’da son bulan dostluğunun düğümlendiği, onlarla geçireceği kısa sürede, içlerine girme, tuhaf âdetlerini tanıma ve dostluklar edinme şansını yakaladığı, belki de yolculuklarının en tuhafı...
Bu kütüphanenin etiketleri: Kütüphanedeki eser adı için etiket yok. Etiket eklemek için oturumu açın.
Yıldız derecelendirmeleri
    Ortalama puan: 0.0 (0 oy)
Mevcut
Materyal türü Geçerli Kütüphane Yer numarası Durum Notlar Barkod
Fiction NEU Grand Library General Collection PL248.O74 Y87 2016 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) Kullanılabilir Gifted by: Türkiye Adalet Akademisi 6555296416

... Dünyayı daha çok görmeliyim. Dünya beni daha çok görmeli. Kalyonlar yelkenlerine rüzgârları doldurmalı, atlar geniş ovalarda beni dörtnala sırtlarında taşımalı, uçsuz bucaksız çöllerde develerle Asya’nın uzak ülkelerine gitmeliyim. Zihnimde yaptığım seyahatleri bedenen de yapmalıyım.
Ama şimdi evime dönüyorum. Gözümde tüten evime... İstanbul’a. Benim içinde yaşadığım, benim içimde yaşayan şehre. İstanbul’a...
... İnsanın her gördüğü şehrin hatıralarına sonsuza kadar yazıldığını söylerler. Muhakkak ki doğru… Bir şehir, insanın içinde kendine ne kadar yer bulursa, hatıralarında da o kadar yer edinebilir. Dar tozlu sokaklarıyla, deniz kokusuyla, insanlarıyla... Her şeyiyle...
Bir şehir ancak o zaman bir insan için bir anlam ifade eder. İnsan o zaman kendini bir şehirde anlamlı bulur.
Uzun yollar yapmadan, deve kervanlarıyla, gemilerle günlerce gecelerce yol almadan yapılan bir yolculuk. Bilinmeze ve dostluklara yapılan yolculuk... Kahramanımız Yusuf’un, İngiliz asilzadeleriyle İzmir limanında başlayan, İstanbul’da devam eden ve Londra’da son bulan dostluğunun düğümlendiği, onlarla geçireceği kısa sürede, içlerine girme, tuhaf âdetlerini tanıma ve dostluklar edinme şansını yakaladığı, belki de yolculuklarının en tuhafı...

Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.

bir yorum göndermek için.